Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı'nın başvuru raporunu yayınladı.

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı'nın başvuru raporunu yayınladı.

 

Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmış bir Yasa Gücünde Kararnameye dayanarak yapılan kesintinin halen devam etmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek Dairemize başvuruda bulunmuş ve konunun soruşturulmasını talep etmişlerdir.

Yapılan başvuru üzerine konu, 38/1996 sayılı Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Yasası kuralları çerçevesinde incelenmiş ve rapor hazırlanmıştır.

Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı’nın başvurusu ile ilgili olarak başlatılan araştırmada, konunun daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için 16 Mart 2023 tarihinde, OMB.0.00-04/00-23/40 sayılı yazımızla, dönemin Maliye Bakanı’ndan bilgi ve değerlendirme talep edilmiştir. Maliye Bakanlığı’na gönderilen 11 Mayıs 2023 tarihli OMB.0.00-04/00-23/67 sayılı hatırlatma yazısının ardından Bakanlık, Gelir ve Vergi Dairesi’nden konuyla ilgili olarak bilgi talep ettiğine ilişkin 27 Temmuz 2023 tarihli, MLB.0.00-012/03-23/E.2499 sayılı yazının bir suretini Dairemize iletmiştir. Maliye Bakanlığı Gelir ve Vergi Dairesi’ne gönderdiği   27 Temmuz 2023 tarihli yazı ile Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman)’ın yazısının incelenerek talep ettiğimiz bilgi ve belgelerin 2 Ağustos 2023 tarihine kadar Maliye Bakanlığı’na sunulması hususunda talimat vermiştir. Ne yazık ki Maliye Bakanlığı’nın süreli talimatına rağmen sorularımız cevaplandırılmamış, aradan geçen sürede konu ile ilgili olarak defaatle sözlü hatırlatma yapılmış ve nihayetinde Maliye Bakanlığı, 16 Şubat 2024 tarihinde,  MLB.0.00-012/03-24/E.778 sayılı yazı ile sorularımızı yanıtlamıştır.

Bu vesile 38/1996 sayılı Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Yasası’nın 21’inci maddesi tahtında, Kamu Görevlilerinin, Kamu Personelinin veya Kişi ve/veya Kişilerin yükümlülüklerinin ne olduğunun hatırlatılmasında yarar görüyorum. 38/1996 sayılı Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Yasası’nın 21’inci maddesi uyarınca Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman), Yasa uyarınca yaptığı soruşturmalarda bilgi verebileceğine, evrak ibraz edebileceğine inandığı herhangi bir Kamu Görevlisini Kamu Personelini veya diğer kişi ve/veya kişileri, Anayasada ve başka Yasalarda aksine kural olmadığı durumlarda böyle bir bilgiyi vermeye veya evrağı ibraz etmeye çağırma yetkisine sahiptir. Bu çerçevede yasal bir mazeret bulunmaksızın istenen belgeyi vermekte kusur edilmesi halinde bir suç işlenmiş olabileceği ve neticesinde yasal müeyyidelerle karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Bakanlar Kurulu, 25 Mart 2020 tarihli E.T(K-I) 487-2020 sayılı kararıyla Emeklilik Geliri Elde Edenlerin Gelirinin Aylık Toplamının Aylık Asgari Ücret ve Üzerinde Olması ve Başka Herhangi bir Gelir Elde Etmeleri Halinde Kişisel İndirim ve Çocuk İndiriminden Yararlanamayacağını Düzenleyen Yasa Gücünde Kararnameyi onaylamış ve Kararın Resmî Gazetede yayımlanarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisine sunulmasına karar vermiştir.

Yasa Gücünde Kararnamenin Genel Gerekçesi şöyle açıklanmaktadır; “Dünya genelinde hızla yayılan Pandemik Koronavirüs (Covid-19) dolayısıyla yaşanan ve/veya yaşanması muhtemel sıkıntılar nedeniyle sürecin etkilerinin azaltılması ve ihtiyaç duyulan gerekli tedbirlerin ivedi bir şekilde alınabilmesi adına kaynak sağlanması, verimlilik ilkesinden yola çıkarak sürece katkıda vergi adaletinin sağlanması, tahsilatın artırılarak ve ülke ekonomisinde beklenen yaşanılması muhtemel ekonomik problemlerin etkilerinin azaltılarak salgınla mücadelede Devletin önünün açılması hedeflenmektedir.”

Bahse konu Yasa Gücünde Kararnamenin madde gerekçeleri kısmındaki 3’üncü maddeye göre “Bu Kararname uyarınca, emeklilik geliri elde edenlerin bu gelirinin aylık toplamının aylık asgari ücret ve üzerinde olması ve başka herhangi bir gelir elde etmeleri halinde Gelir Vergisi Yasasında düzenlenmiş bulunan kişisel indirim ve çocuk indiriminden yararlanamayacağını düzenlemektedir.”

Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı, Dairemize yaptıkları başvuruda, bahse konu kararname ile yapılmaya başlanan kesintinin hala devam etmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğuna ilişkin itirazlarının soruşturulmasını talep ettiler.

Yapılan başvurunun ardından başlatılan soruşturma kapsamında Maliye Bakanlığı’na gönderdiğimiz sorularda şikâyete konu Yasa Gücünde Kararname uyarınca yapılan kesintilerin halen devam edip etmediği soruldu. Maliye Bakanlığı Müsteşarı, sorularımıza cevaben gönderdiği yazıda “..bu Yasa Gücünde Kararname uyarınca yapılan kesintiler halen devam etmektedir. Bahse konu Yasa Gücünde Kararnamenin, KKTC Anayasası’nın 112’nci maddesinin (1)’inci fıkrası uyarınca Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte Cumhuriyet Meclisi’ne sunularak Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin gündemine alındığı saptanmıştır.” dedi.

Maliye Bakanlığı, Cumhuriyet Meclisinde bu Kararnamenin yasalaşması yönünde bir çalışma yapılıp yapılmadığı ve/veya buna ilişkin herhangi bir karar üretilip üretilmediğine ilişkin sorumuzla ilgili bir değerlendirmede bulunmadı.

 

KKTC Anayasası’nın Yasa Gücünde Kararnamelere ilişkin 112’nci maddesi aşağıdaki gibidir.

(1)

Ekonomik konularda, ivedilik varsa, Bakanlar Kurulu yasa gücünde kararname çıkarabilir. Yasa gücünde kararname, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer ve aynı gün, gerekçesi ile birlikte Cumhuriyet Meclisine sunulur.

(2)

Cumhuriyet Meclisine sunulan yasa gücünde kararnameler, İçtüzüğün, yasaların görüşülmesi için koyduğu kurallara göre komitelerde ve Genel Kurulda, diğer bütün konulardan önce, öncelik ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır.

(3)

Meclis bu konudaki kararlarını doksan gün içinde verir.

(4)

Bu maddede öngörülen yasa gücünde kararnameler ile, yeni mali yükümlülükler getirilemez, kişisel ve siyasal hak ve özgürlükler kısıtlanamaz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

          

 

  KKTC Anayasası’nın 4’üncü maddesi, “Yasama yetkisi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı adına Cumhuriyet Meclisinindir.” demektedir. Ayrıca Anayasanın 78’inci maddesi ile yasa koymanın, Cumhuriyet Meclisi’nin görev ve yetkisinde olduğu açıkça ifade edilmektedir. Anayasanın 112’nci maddesi ile, belirli koşullara bağlı olarak Cumhuriyet Meclisi’ne ait bu yetkiler, Bakanlar Kurulu’na verilmektedir. Ancak bu, sınırsız bir yetki değildir. Bakanlar Kurulu, yalnızca ekonomik bir konuda ve ivedilik varsa yani hızlı biçimde hareket etme zorunluluğu hasıl olduysa, Yasa Gücünde Kararname çıkarabilir.

KKTC Anayasası 112’nci maddesinin 2’nci fıkrası ile Yasa Gücünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği gün gerekçesi ile birlikte Cumhuriyet Meclisine sunulması, diğer bütün konulardan önce, öncelik ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanması, Meclisin doksan gün içinde karar vermesi düzenlenmiştir. Maliye Bakanlığı, Kararnamenin Cumhuriyet Meclisi’ne sunulduğunu ve Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi’nin gündemine alındığını saptadıklarını ifade etmektedir. Mevcut koşulların, ivedilikle tedbir alınmasını gerektirdiği gerekçe gösterilerek hazırlanmış bu Yasa Gücünde Kararnamenin, 25 Mart 2020 tarihinden sonra yalnızca ilgili Komiteye iletildiği, geçen sürede Meclis Genel Kuruluna aktarılmadığı, görüşülerek karara bağlanmasına ilişkin bir çalışma yapılmadığı veya böyle bir çalışmanın sonlandırılmadığı anlaşılmıştır.

KKTC Anayasası’nın 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasına göre Anayasa kuralları, yasama, yürütme ve yargı organlarını, Devlet yönetimi makamlarını ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Anayasa 112’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca Cumhuriyet Meclisine sunulan yasa gücünde kararnameler, İçtüzüğün, yasaların görüşülmesi için koyduğu kurallara göre komitelerde ve Genel Kurulda, diğer bütün konulardan önce, öncelik ve ivedilikle görüşülüp karara bağlanır. Meclis İçtüzüğünde bu konu hakkında bazı kurallar bulunmaktadır.

KKTC Cumhuriyet Meclisi İçtüzüğü’nün Tasarı ve Önerilerin Görüşülme sırası hakkındaki 38’inci maddesinin 2 ve 3’üncü fıkraları aşağıdaki gibidir;

38.

(2)

Komiteler, kendilerine iletilen tasarı ve önerileri iletme tarihinden başlayarak esas yasa tasarı ve önerilerini bir yıl, değişiklik yasa tasarı ve önerilerini üç ayda, yasa gücünde kararnameleri ise Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak seksen gün içinde görüşüp sonuçlandırmak zorundadırlar.”

 

(3)

Bu süre içinde görüşülmeyen tasarı, öneri ve yasa gücünde kararnamelerle ilgili bu İçtüzüğün 43’üncü maddesinde öngörülen kurallar uygulanır

 

 

 

            İçtüzüğün yukarıda anılan 43’üncü maddesi Komitede Sonuçlandırılamayan Yasa, Tasarı, Öneri ve Yasa Gücünde Kararnamelerle İlgili Kurallara ilişkin olup ilgili 2’nci maddesi şu şekildedir;

43.

(2)

Anayasanın amir hükmü gereğince Cumhuriyet Meclisince doksan gün içinde görüşülüp karara bağlanması gereken yasa gücünde kararnameler, Komitede seksen günde görüşülüp sonuçlanmaması halinde, Meclis Başkanlığınca, doğrudan Genel Kurulun gündemine alınır ve on gün içinde Genel Kurulda görüşülür.

Anayasa 112’nci maddesinin 3’üncü fıkrası ile bu konuda “Meclis bu konudaki kararlarını doksan gün içinde verir.” yönünde sınırlayıcı bir kural koymuştur. Meclis İçtüzüğünde de açıkça belirtildiği gibi Komitelerdeki çalışmanın seksen gün içerisinde sonuçlanmaması durumunda Meclis Başkanlığı yasa gücünde kararnameyi doğrudan Genel Kurulun gündemine taşımalı, on gün içerisinde görüşülmesini sağlamalı, nihayetinde söz konusu Yasa Gücünde Kararnameye ilişkin değerlendirmesini doksan günlük süre içerisinde tamamlamalıdır.

Bu noktada söz konusu doksan günlük sürenin aşıldığı ve konuya ilişkin yasal bir düzenlemenin yapılmadığı hallerde Yasa Gücünde Kararnamenin geçerli ve uygulanabilir olup olmadığı hususunu değerlendirmek gerekmektedir.

KKTC Anayasası’nın 149’uncu maddesi Anayasanın yorumu ile ilgili olup şu şekildedir;

Madde 149

            Anayasa Mahkemesi, bu anayasanın herhangi bir kuralını yorumlamak münhasır yetkisine sahiptir.  Bunu yaparken Anayasa ile ilgili komite raporları ile Meclis tutanaklarından da yararlanır.

Açıkça anlaşılacağı gibi Anayasanın bir maddesi ile ilgili yorum yapma yetkisi Anayasa Mahkemesindedir. Nitekim “Emeklilik Geliri Elde Edenlerin Gelirinin Aylık Toplamının Aylık Asgari Ücret ve Üzerinde Olması ve Başka Herhangi bir Gelir Elde Etmeleri Halinde Kişisel İndirim ve Çocuk İndiriminden Yararlanamayacağını Düzenleyen Yasa Gücünde Kararname’yi” 25 Haziran 2020 tarihinden itibaren uygulanma hakkı bulunmadığı iddiası ile Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde açılmış olan 1072/2023 sayılı davanın 6 Mart 2024 tarihli oturumunda davacı taraf, konunun Anayasa Mahkemesine havale edilmesini talep etmiştir. Lefkoşa Kaza Mahkemesi, 11 Mart 2024 tarihli kararı ile yorum talep edilen konunun Anayasa Mahkemesine havale edilmesine karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi, yapmış olduğu incelemenin ardından 9/2024 D.5/2026 sayılı kararında şöyle demiştir; “Anayasa’mızın 112’nci maddesinin (3)’üncü fıkrasındaki düzenlemenin, yürürlüğe konulan bir yasa gücünde kararnamenin Anayasanın 112’nci maddesinin (3)’üncü fıkrası gereğince Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren 90 gün içerisinde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından görüşülüp karara bağlanmaması halinde 90 günün sonunda yürürlükten kalkacağı yönünde yorumlanması gerektiğine karar veririz.”

Yani Anayasa Mahkemesi kararına göre, Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra 90 gün içerisinde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından görüşülüp karara bağlanmayan yasa gücünde kararnameler, yürürlükten kalkar.

Anayasa Mahkemesi’nin 9/2024 D.5/2026 sayılı kararın ilgili Anayasa Maddeleri bölümünde, Anayasa’nın Yasa Gücünde Kararnamelere ilişkin 112’nci maddesine ve Anayasa Yorumuna ilişkin 149’uncu maddesine yer verilmiştir. Kararın inceleme bölümünde, Anayasa’nın 4’üncü maddesine göre yasa yapma yetkisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı adına Cumhuriyet Meclisi’nde olduğu, yasama fonksiyonunun nitelik olarak genellik, aslilik ve devredilmezlik olmak üzere üç temel özelliği barındırdığı belirtilmektedir. Kararda şöyle denmektedir: “Yasa Gücünde Kararname çıkarma yetkisinin Anayasa’nın 4’üncü maddesinde Yasama organına verilen yasama fonksiyonuna ilişkin asli görevin devredilmezlik ilkesine bir istisna teşkil etmektedir.” Bakanlar Kuruluna verilmiş olan yetkinin istisnai ve sınırlı olduğu ve belirli kurallara bağlandığı ifade edilen Anayasa Mahkemesi kararında, Anayasa’nın 112’nci maddesinin yanı sıra Meclis İçtüzüğü’nün 43’üncü maddesi ile getirilmiş kurallar detaylı biçimde anlatılmıştır. Anayasa Mahkemesi Kararı’nda şöyle denmektedir; “Meclis İçtüzüğünün 43’üncü maddesinin (2)’nci fıkrasında, Anayasa’nın 112’nci maddesi hükümleri ile paralel olarak, Yasa Gücünde Kararnamelerin 90 gün içinde görüşülüp karara bağlanması amaçlandığından Meclis Genel Kuruluna sunulan bir yasa gücünde kararnamenin 80 gün içerisinde komitelerde görüşülüp karara bağlanmasa dahi doğrudan genel kurula gönderilmesi ve Anayasa’da öngörülen 90 günlük sürenin dışına çıkılmaması için kalan 10 günlük sürede görüşülüp karara bağlanması düzenlenmektedir.”

 Anayasa Mahkemesi kararında, Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasası’nın Yasa Gücünde Kararnamelere ilişkin 88’inci maddesi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası’nın Yasa Gücünde Kararnamelere ilişkin 112’nci maddesi arasındaki farkın da altı çizilmiştir. Kararda yapılan değerlendirme şöyle özetlenebilir; KTFD Anayasası’nda, yasa gücünde kararnamelerin meclis tarafından kaldırılıncaya ya da değiştirilinceye ya da Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilinceye kadar yürürlükte kalacağı açıkça hükme bağlanmakta idi. KKTC Anayasası ise Meclis veya mahkeme tarafından iptal edilinceye kadar yasa gücünde kararnamenin yürürlükte kalacağı yönünde bir kural barındırmaz. KKTC Kurucu Meclis tutanaklarının Mahkemeye emare olarak sunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme kararında emare kabul edilen 112’nci madde ile ilgili ilk tasarının, KTFD Anayasası’nın 88’inci maddesinin aksine 90 gün içerisinde yürürlükten kalkacağına dair açık bir düzenleme içerdiği belirtilmektedir. Kararda, söz konusu tasarı sonrasında değiştirilerek şu anki haline dönüştürülmüş ve oy çokluğu ile kabul edilmiş olsa dahi komite tutanaklarından Kurucu Meclis Üyelerinin beyanlarından, 90 gün içerisinde görüşülüp karara bağlanmayan yasa gücünde kararnamelerin yürürlükten kalkmasının amaçlandığı değerlendirilmiştir. Mahkeme kararına göre aksi halde KTFD Anayasası’nın 88’inci maddesinde olduğu gibi bir düzenlemeye gidilir ve 90 gün içerisinde görüşülüp karar verilir hükmüne yer verilmezdi. İlaveten yine Anayasa böyle bir düzenleme amaçlamış olsaydı KKTC Anayasası’nda ilgili madde aynen korunur ve yasa gücünde kararnameler yürürlükten kalkıncaya kadar yürürlükte kalır düzenlemesi varlığını sürdürürdü.

Anayasa Mahkemesi tüm bu gerekçeler ışığında Anayasanın 112’nci maddesinin 3’üncü fıkrasındaki düzenlemenin, Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulup aynı gün Cumhuriyet Meclisine sunulan bir yasa gücünde kararnamenin, Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 90 gün içerisinde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından görüşülüp karara bağlanmaması halinde 90 günün sonunda yürürlükten kalkacağı yönünde yorumlanması gerektiğine karar vermiştir.

Raporumuzda detaylı biçimde açıkladığımız soruşturma sürecimizi özetlemek gerekirse, “Emeklilik Geliri Elde Edenlerin Gelirinin Aylık Toplamının Aylık Asgari Ücret ve Üzerinde Olması ve Başka Herhangi bir Gelir Elde Etmeleri Halinde Kişisel İndirim ve Çocuk İndiriminden Yararlanamayacağını Düzenleyen Yasa Gücünde Kararname” ile ilgili olarak, Anayasanın 112’nci maddesinin 2’nci fıkrasında belirtildiği gibi, Meclis İçtüzüğü kurallarına uygun olarak öncelikli ve ivedi olarak görüşülmediği, Anayasanın 112’nci maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca “Meclis bu konudaki kararını 90 gün içinde verir.” hükmüne rağmen bu sürenin bitiminde Cumhuriyet Meclisi tarafından bir karar üretilmediği tespit edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 9/2024 D.5/2026 sayılı kararı ile “Anayasa’mızın 112’nci maddesinin (3)’üncü fıkrasındaki düzenlemenin, yürürlüğe konulan bir yasa gücünde kararnamenin Anayasanın 112’nci maddesinin (3)’üncü fıkrası gereğince Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren 90 gün içerisinde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından görüşülüp karara bağlanmaması halinde 90 günün sonunda yürürlükten kalkacağı yönünde yorumlanması gerektiğine karar veririz.” demektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararına göre Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra 90 gün içerisinde Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından görüşülüp karara bağlanmayan yasa gücünde kararnameler, yürürlükten kalkar.

Hal böyle iken Emeklilik Geliri Elde Edenlerin Gelirinin Aylık Toplamının Aylık Asgari Ücret ve Üzerinde Olması ve Başka Herhangi bir Gelir Elde Etmeleri Halinde Kişisel İndirim ve Çocuk İndiriminden Yararlanamayacağını Düzenleyen Yasa Gücünde Kararnamenin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten 90 gün sonrası itibarı ile yürürlükte olmadığını söylemek mümkündür.

 

 

           İlkan VAROL

Yüksek Yönetim Denetçisi

             (Ombudsman)

 

Print
Yayınlanma tarihi: Haz 22, 2026,
Haber Kategorisi: Haberler,
Yorumlar: 0,
Etiketler:

«Haziran 2026»
PztSalÇarPerCumCmtPaz
25262728293031
1234567
891011121314
15161718192021
22
Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı'nın başvuru raporunu yayınladı.

Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) İlkan Varol Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı'nın başvuru raporunu yayınladı.

 

Sayın Mehmet Diker ve Sayın Mustafa Kasabalı, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmış bir Yasa Gücünde Kararnameye dayanarak yapılan kesintinin halen devam etmesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek Dairemize başvuruda bulunmuş ve konunun soruşturulmasını talep etmişlerdir.

Yapılan başvuru üzerine konu, 38/1996 sayılı Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Yasası kuralları çerçevesinde incelenmiş ve rapor hazırlanmıştır.

Devamını oku
232425262728
293012345

Arşiv