Sayın Erkan Eğmez, Akıncılar köyünde kain Pafta/Harita 40/10, 90 numaralı parselde bulunan konutta 1992 yılından beri ikamet ettiğini, İskân Komitesinin 1 Eylül 2021 tarihli ve 122/2021 sayılı kararı sonrasında söz konusu taşınmazdan ayrılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, konu ile ilgili 12 Haziran 2025 tarihli dilekçesine yanıt alamadığını iddia ederek konunun Dairemiz tarafından soruşturulmasını talep etmiştir.
Yapılan başvuru üzerine konu, 38/1996 sayılı Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Yasası kuralları çerçevesinde incelenmiş ve rapor hazırlanmıştır
Sayın Erkan Eğmez’in başvurusu ile ilgili görüşü alınmak üzere KKTC İçişleri Bakanlığı Müsteşarına 20 Kasım 2025 tarihli ve OMB.0.00-03/00-25/194 sayılı yazımız gönderilmiştir. KKTC İçişleri Bakanlığı Müsteşarı, 26 Aralık 2025 tarihli ve İBK.0.01-423/03-25/E.3507 sayılı yazı ile görüşlerini tarafımıza iletmiştir.
Sayın Erkan Eğmez, Akıncılar köyünde kain Pafta/Harita 40/10, 90 numaralı parselde bulunan konutun merhum Hüseyin Kubilay’a ait olduğunu ve söz konusu şahsın anılan taşınmaz ile ilgili feragatname imzaladığını ifade etmiştir. 1992 yılında bahse konu konuta yerleştiğini ve o zamandan beridir anılan konutta yaşadığını belirten Sayın Eğmez, İskân Komitesinin 1 Eylül 2021 tarihli ve 122/2021 sayılı kararı sonrasında söz konusu taşınmazdan ayrılması gerekliliğinin hasıl olduğunu ve mağdur olduğunu, konu ile ilgili 12 Haziran 2025 tarihli dilekçesine yanıt alamadığını iddia ederek konunun Dairemiz tarafından soruşturulmasını talep etmiştir.
41/1977 sayılı İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası’nın (İTEM Yasası) 2’inci maddesi Yasanın amacını düzenlemektedir. Söz konusu Yasa’nın 2’inci maddesi tahtında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti denetim ve yönetimindeki bölge dışında ikamet eden yabancı kişiler veya kimliği veya nerede olduğu bilinmeyen yabancılar tarafından terkedilmiş bulunan toprak, bahçe, konut, küçük işyeri, arsa ve benzeri taşınmaz malların, mülkiyet, tasarruf ve işletme şeklinin ve işletmelerle ilgili yapının verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun olarak düzenlenmesini, tarım sektöründe istihdamı öngörülen, göçmen veya yerleşik durumdaki, çiftçi tanımına giren topraksız ve az topraklı hak sahibi ailelerin yeter gelirli tarımsal aile işletmeleri haline getirilmeleri için topraklandırılmaları, canlı ve cansız demirbaşla donatılmalarını ve kredilendirilerek üretici duruma getirilmelerini, şehit, malul gazi, hadise kurbanı ve göçmen ailelerin nüfus durumlarına göre yeterli ve sağlık koşullarına uygun birer sosyal konuta sahip kılınmalarını, zorunlu görülen ev eşyasıyla donatılmalarını, küçük esnaf, sanatkâr ve benzeri meslek sahiplerinin, mesleklerini yürütebilecekleri, birer küçük işyerine kavuşturulmaları, donatım ve işletme kredileriyle desteklenmelerini, Kıbrıs’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları dışında veya içinde olup, askeri nedenlerle kullanamama durumunda taşınmaz malı bulunanlara bunlara karşılık eşdeğer miktarda mal verilmesini veya tazmin edilmelerini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içindeki taşınmaz malı, Rumlar tarafından hasara uğratılmış, tahrip edilmiş veya Rumların zor kullanması sonucu, terk edilmekten ötürü hasara uğramış taşınmaz malların tamir veya tazmin edilmesini, (Hasara uğramış taşınmaz malın olanaklar ölçüsünde öncelikle tamir edilerek, sahibine teslim edilmesi esastır,) göçmenlerin kendi kendilerine yeterli hale gelinceye kadar geçecek belirli bir süre içinde ayni ve nakdi yardımlarla desteklenmelerini sağlamaktır.
41/1977 sayılı Yasa’nın tefsir bölümünün 3’üncü maddesi “Hak Sahibi” başlığı altında eşdeğer ve tazminat açısından hak sahipliğini tanımlamaktadır. Söz konusu maddenin (ç) fıkrası tahtında;
“Hak sahibi”, Türk yurttaşı olmak kaydıyla:
(ç) Eşdeğer mal veya tazminat açısından: Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları dışında kalan veya sınırları içinde olup, her türlü tasarrufu askeri bakımdan sakıncalı görülen taşınmaz malı bulunanlarla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bölgesindeki taşınmaz malı, Rumlar tarafından hasara uğratılmış, tahrip edilmiş veya Rumların zor kullanması sonucu terk edilmekten ötürü hasara uğramış ve tazmin edilmeyenlerle mülhak vakıfların mütevellileri ve galleharları olan özel ve tüzel kişileri anlatır.
Bahse konu konutun sahibi olan Hüseyin Kubilay’ın 21 Mart 1990 tarihinde 41/77 İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası IX. Cetvel A. Güney Malvarlığında Feragat Beyannamesi imzaladığı ve karşılığında eşdeğer puanı aldığı tespit edilmiştir.
Sayın Kubilay’a ait taşınmaz Akıncılar köyünde olup Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisindedir ve askeri bakımdan sakıncalı mal kapsamında değildir. Dolayısı ile Sayın Kubilay eşdeğer puan müracaatında bulunmak için hak sahibi olmamasına rağmen, feragatname imzalayarak eşdeğer puan elde etmiştir. Bu durumda işlemin gerçekleştiği dönemde bu işlemi yapan İdare 41/1977 sayılı Yasa kurallarına aykırı hareket ederek yasal olmayan idari işlem yapmıştır. Nitekim İskân Komitesinin 1 Eylül 2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda İS.KOM 122/2021 sayılı karar üretilerek Akıncılar köyünde bulunan taşınmaz malların T1 cetvelinden çıkarıldığı saptanmıştır. Söz konusu kararda “ 41/1977 Sayılı İskan, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasasının 3’üncü maddesi Hak sahibi tefsirinin(ç) bendi “Eşdeğer mal veya tazminat açısından: Kıbrıs’ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları dışında kalan veya sınırları içinde olup, her türlü tasarrufu askeri bakımdan sakıncalı görülen taşınmaz malı bulunanlar” tanımlaması dikkate alındığında konu dosyada 09.11.1987 tarihinde tanzim edilen T.(1) “Terkedilen Taşınmaz Mallar” cetvelinde yer alan 1 adet taşınmaz maldan 1 sıra nolu taşınmaz malın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin sınırları içerisinde yer alması ve askeri bölge içerisinde yer almaması nedeniyle, Komitemiz T.(1) ve T.3(A) cetvelleri ile birlikte dosyanın iptaline, 016136 nolu Mal Değer belgesindeki 339144 puanın iptal edilmesi ve Akıncılar köyünde bulunan 13667 nolu koçanın serbest bırakılmasına karar verilmiştir.” şeklinde ifade bulunmaktadır.
Söz konusu Yasa’nın 24’üncü maddesinde konut ve küçük işyerlerinin tahsisi ile ilgili hükümler düzenlenmiştir. Şöyle ki;
24. (1) Bu Yasanın 3’üncü maddesi uyarınca hak sahibi tanımına girenlere tahsis amaçlı bir konut, bir küçük işyeri veya her ikisi birlikte tahsis edilebilir.
Şehit ve hadise kurbanlarının en yakınlarından eşi ve/veya çocuklarına bir ; ana ve/veya babasına da bir olmak üzere konut verilir. Ana ve babası sağ ise her biri 1/2 hisse alır; İkisinden biri ölmüş ise, hayatta olan tümünü alır; Eş ve çocuklar ise yasal hisselerini alır. Çocuk yoksa eş konutun tümünü alır. Verilen taşınmaz mallar için Kesin Tasarruf Belgesi verilir.
Bu şekilde verilen konutlar için ilgili hak sahibinin, eğer varsa, eşdeğer puan değerinden herhangi bir indirim yapılmaz.
(a) Bu Yasanın 3’üncü. maddesi uyarınca hak sahibi olduğuna karar verilenlere, 31 Temmuz 1982 tarihinden önce tahsis edilmiş bulunan konutları tahsis amaçlı olmaları kaydı aranmaz. Şu kadar ki, kent merkezlerinde ve turistik yörelerde , fiziki ve mimari özellikleri, alanı, arsa değeri, konumu ve diğer nitelikleri itibariyle çok yüksek değerde bulunan konutlar yukarıdaki istisnanın kapsamı dışındadır. Bu bendin uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla 1978 Tahsis Amaçlı Konu Tüzüğünde gerekli düzenlemeler yapılır.
(b) Şehit ve hadise kurbanlarının en yakını tanımına giren ailelere, 31 Temmuz 1982 tarihinden sonra da yapılacak konut tahsislerinde, tahsis amaçlı olması kaydı aranmaz.
(2) Fiili durum ne olursa olsun, binalara gerektiğinden fazla genişlikte arsanın bırakılmaması esastır. Bu nedenle kaynağın topografik durumu, komşu parsel veya parsellerle ilişkisi, geçit ve yol durumu, şekli ve kaynağın bulunduğu yerleşim yeri dikkate alınarak, binalara kalacak arazi alanı, İskân ve Rehabilitasyon Dairesinin talebi üzerine Şehir Planlama Dairesi tarafından Taşınmaz Mal (Tasarruf, Kayıt ve Kıymet Takdiri) Yasası, İmar Yasası ve Yollar ve Binalar Düzenleme Yasası kuralları çerçevesinde saptanır ve karar vermek üzere ilgili birime iletilir.
(3) 1’inci, 2’nci, 3’üncü, 4’üncü, 5’inci ve 6’ncı dereceye kadar malul gazi olanlara ve malul gazi oldukları resmî belgelerle saptanıp belgelendirilenlere, eşdeğer mal verme işlemlerinin tamamlanmasını müteakip, bir konut veya konut bulunmaması halinde, 500.000 puan değerini aşmayan başka bir kaynak ve böyle bir konut veya kaynağın kesin tasarruf belgesi veya 500.000 puanlık puan belgesi verilir.
(4) Şehit ve hadise kurbanlarının en yakınlarından eş ve/veya çocuklarına ve ana ve/veya babasına, yukarıdaki (1)’inci fıkra kurallarına uygun olarak bir konut verilememesi halinde, kendilerine yine (1)’inci fıkra kurallarına uygun olarak 500.000 puan değerini aşmayan başka bir kaynak ve böyle bir kaynağın mülkiyeti veya 500.000 puanlık puan belgesi verilir.
Yine aynı Yasanın 37’inci maddesinde düzenlenen Tasarruf hakkına göre;
37. Eşdeğer mal verme kapsamı dışında, hak sahiplerinin iskân ve rehabilitasyonlarını amaçlayan tahsislere konu olan taşınmaz mallar için, hak sahibine o taşınmaz malın kullanımına ilişkin bir “tahsis belgesi” verilir.
Bu Yasa Kurallarına uygun olarak kendisine tahsis edilmiş taşınmaz malları; Yasada öngörülen şekilde tasarruf eden ve Devlete karşı bu maldan ötürü doğan yükümlülüklerini yerine getirenlerden, Bakanlar Kurulu Kararı ile saptanacak “kamu yararı” kararları dışında, geri alınamaz.
KKTC İçişleri Bakanlığı Müsteşarının Dairemize gönderdiği cevap yazının ekinde bulunan İskân ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğünün 24 Aralık 2025 tarihli ve İRD.0.00-423/03-25/E.10850 sayılı yazısında, bahse konu konut ile ilgili Sayın Erkan Eğmez’e herhangi bir kiralama ve/veya tahsis kararı olmadığı yani Sayın Eğmez’in bahse konu konuta dönemin yöneticileri tarafından verilen izinle yerleştiğine dair herhangi bir evrak ve/veya belgenin İskan ve Rehabilitasyon Dairesinde bulunmadığı belirtilmiştir. İlaveten, yapılan soruşturmada Sayın Erkan Eğmez’in bahse konu taşınmazın kiralanması yönünde farklı tarihlerde başvuru yaptığı tespit edilmiştir. Anılan taşınmazın Sayın Eğmez’e İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası’nın ilgili hükümleri uyarınca tahsis edilmediği saptanmıştır. Bu durumda Sayın Eğmez’in söz konusu malı 1992 yılından beri izinsiz kullandığı, herhangi bir kira ödemediği yani söz konusu taşınmazı işgal ettiği söylenebilir.
Sayın Erkan Eğmez’in diğer iddiası ise İçişleri Bakanlığının 12 Haziran 2025 tarihli dilekçesine cevap vermediği yönünde idi. KKTC İçişleri Bakanlığının gönderdiği cevap yazının ekinde bulunan İskân ve Rehabilitasyon Dairesi Müdürlüğünün 24 Aralık 2025 tarihli ve İRD.0.00-423/03-25/E.10850 sayılı yazısında Sayın Erkan Eğmez’in anılan dilekçesinin dönemin İskân Komitesi tarafından verilen 1 Eylül 2021 tarihli ve İs.Kom. 122/2021 tarihli kararın yeniden gözden geçirilmesi ve/veya iptal edilmesi talebini içerdiğini belirtilmiştir. İlaveten, Sayın Eğmez’in bahse konu dilekçenin cevabını beklemeden 19 Ağustos 2025 tarihinde tekrardan dilekçe yaptığı ve bu dilekçenin 20 Ağustos 2025 tarihinde İRD.0.00-363/01-25/E.7303 sayılı yazı ile İskân Komitesine aktarıldığı ifade edilmiştir.
Yapılan soruşturmada, Sayın Eğmez’in 19 Ağustos 2025 tarihli dilekçesine 27 Kasım 2025 tarihli ve İKM.0.00-363/02-25/E.10067 sayılı yazı ile cevap verdiği tespit edilmiştir.
KKTC Anayasası’nın 76’ıncı maddesinde Dilekçe hakkı ile ilgili hükümler düzenlenmiştir. Şöyle ki:
Madde 76
(1) Herkes, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında tek başına veya topluca, yetkili makamlara yazı ile başvurma ve bunların süratle incelenmesi ve karara bağlanması hakkına sahiptir.
Gerekçeye dayanacak olan bu karar, en geç otuz gün içinde, dilek ve şikâyet sahibine yazılı olarak bildirilir. Böyle bir karardan zarar gören herkes veya otuz gün içerisinde kendisine bir karar bildirilmeyen her ilgili, dilek ve şikâyet konusu hakkında yetkili mahkemeye başvurabilir.
(2) Yurttaşlar, tek başlarına veya topluca Cumhuriyet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılma biçimi yasa ile düzenlenir.
27/2013 sayılı İyi İdare Yasası’nın 15’inci maddesinde özel kişilerin istemleri ile ilgili kurallar düzenlenmiştir. Şöyle ki :
15. (1) Özel kişiler, kendileri veya kamu ile dilek ve şikayetleri hakkında, tek başına veya topluca, yetkili makamlara yazı ile başvurma ve idareden yetkisi içindeki bir konuda birel işlem yapmasını isteme hakkına sahiptir. İdare, kendisine yazı ile başvuran kişi ya da kişilere, üzerinde tarih bulunan bir alındı belgesi verir.
(2) İstem, yetkili olmayan bir idareye yöneltilirse, kendisinden istemde bulunulan makam, istemi en geç beş iş günü içerisinde yetkili makama iletir ve istem sahibini yazılı olarak durumdan haberdar eder.
(3) İdare, istemle ilgili kararını, en geç otuz gün içinde, gerekçeli olarak, başvuran kişiye veya kişilere yazılı olarak bildirir. Otuz günlük süre, istemin yetkili makama ulaşmasından itibaren hesaplanır. İdare, bu süre içerisinde yazılı ve gerekçeli yanıt vermeyi ihmal ederse, bundan dolayı doğacak zararları bu Yasadaki kurallar çerçevesinde gidermekle yükümlüdür.
(4) İdare, yazılı ve gerekçeli bildirimde, kararına karşı, hangi süreler içinde, hangi hukuki yollara başvurulabileceğini belirtir.
İdarenin Sayın Eğmez’in dilekçesine Anayasa’nın 76’ıncı ve İyi İdare Yasası’nın 15’inci maddesinin 3’üncü fıkrası tahtında belirtilen süreyi aşarak geç yanıt vermesi hatalıdır.
Özetlemek gerekirse Sayın Erkan Eğmez’in iddialarından biri olan İçişleri Bakanlığının 12 Haziran 2025 tarihli dilekçesine cevap vermediği araştırılmıştır. İdare, Sayın Eğmez’in dilekçesine belirtilen süreden daha geç sürede yanıt vermeyerek Anayasa’nın 76’ıncı ve İyi İdare Yasası’nın 15’inci maddesinin 3’üncü fıkrasına aykırı davranmıştır.
Sayın Erkan Eğmez’in diğer iddiası ise Akıncılar köyünde kain Pafta/Harita 40/10, 90 numaralı parselde bulunan konutta 1992 yılından beri ikamet ettiği, İskân Komitesinin 1 Eylül 2021 tarihli ve 122/2021 sayılı kararı sonrasında söz konusu taşınmazdan ayrılması gerekliliğinin hasıl olduğu ve mağdur olduğu yönünde idi.
Sayın Eğmez’in ikamet ettiği konutun merhum Hüseyin Kubilay’a ait olduğu 21 Mart 1990 tarihinde 41/77 İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası IX. Cetvel A. Güney Malvarlığında Feragat Beyannamesi imzaladığı ve karşılığında eşdeğer puanı aldığı tespit edilmiştir. Sayın Kubilay’a ait taşınmaz Akıncılar köyünde olup Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisindedir ve askeri bakımdan sakıncalı mal kapsamında değildir. İşlemin gerçekleştiği dönemde bu işlemi yapan İdare 41/1977 sayılı Yasa kurallarına aykırı hareket ederek yasal olmayan idari işlem yapmıştır. Nitekim İskân Komitesinin 1 Eylül 2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda İS.KOM 122/2021 sayılı karar üretilerek bu hata düzeltilmiştir
Yapılan soruşturmada, Sayın Eğmez’in söz konusu konutta İskân, Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası’nın ilgili hükümleri tahtında ikamet etmediği, bahse konu konutta yasal statüsü olmadan ikamet ettiği, herhangi bir kira ödemediği saptanmıştır. Bu durumda Sayın Eğmez’in anılan taşınmazı 1992 yılından beri izinsiz kullanmış yani söz konusu taşınmazı işgal etmiştir. Dolayısı ile Sayın Eğmez’in anılan konutta işgalci statüsünde bulunması hasebiyle söz konusu konuttan ayrılmak zorunda kalarak mağdur edileceği iddiası haksız ve/veya yersizdir.
İlkan VAROL
Yüksek Yönetim Denetçisi
(Ombudsman)